Edinilmiş Bağışıklık Yetersizliği olan AIDS, HIV virüsü bulaşan kişilerde görülür.HIV virüsü, kan, cinsel temas, enjeksiyon ve AIDS’li anneden bebeğe geçmesi yoluyla bulaşır.

Bağışıklık sistemini yıkan AIDS’in tedavisinde beslenmenin rolü büyük. Tıpkı diğer enfeksiyon hastalıklarında olduğu gibi HIV/AIDS vakalarında da doğru planlanmış diyet ve vitamin desteği vücut direncini artırıyor.

Çağımızın hastalığı AIDS  ve ‘HIV pozitif’ enfeksiyon hastalıkları içinde tehlikeli boyutlara ulaştı. Dünya’da 40 milyon, Türkiye’de ise 6 bin hasta var. Son dönemde hastalığın tedavisinde umut verici çalışmalar dikkat çekerken, beslenme konusu yeniden gündemde. AIDS bilindiği gibi bağışıklık sistemini etkileyen bir hastalık. Beslenme ise özellikle immün sistem (bağışıklık sistemi) açısından önemli. Doğru beslenme bu anlamda kişinin immün sisteminin eski fonksiyonlarına kavuşmasında etkilidir.

 

Porsiyon kontrolü önemli!

AIDS, vücut için net bir katabolik süreç (yıkım süreci ) taşıyan bir hastalıktır. Bu vücut yıkımını kolaylaştıran nedenlerine baktığımızda iştahsızlık, vücut çalışma hızında ve dolayısıyla enerji harcamasında anlamlı artış, vücut proteinlerinde ve yeni protein sentezinde azalma, kas yıkımı, yağ oluşumunda azalma öne çıkıyor. Araştırmalar AIDS hastalığında ve diğer enfeksiyon hastalıklarında dengeli beslenmenin iyileştirici etkisini kanıtlandı. Dengeli beslenme, vücudun sağlıklı kalabilmesi için gereken besin öğelerini yiyeceklerle almak demektir. Vücuda alınan kaloriler iyi denetlenmeli, hastanın durumuna uygun enerji ihtiyacını sağlamalıdır.

Meyvenin yanına multivitamin takviyesi alınmalı!

Diyetin karbohidrat içeriği yüzde 50-60 arasında tutulmalıdır. Bunun için ise günde üç kez sebze veya salata, en az 3 kez meyve ve en az dört kez de makarna, ekmek, pilav, pirinç, bisküvi ve diğer tahıl ürünleri tüketilmelidir. Diyetin yağ içeriği yüzde 30 civarında tutulmalıdır ve zeytinyağı tercih edilmeli. Diyetin protein içeriği yüzde 30 civarında olmalı. Protein ihtiyacı; günde en az iki kez et,  peynir gibi gıdalardan karşılanmalı. En az 2 su bardağı kadar da süt veya yoğurt alınmalıdır. Hastalar bol sebze ve meyvenin yanı sıra uygun vitamin tabletlerini de düzenli bir şekilde almalı.

AIDS hastalığında gözlenen belirtilere karşı öneriler:

Nefes darlığı: Besinler yavaş yenmeli ve az miktarda tüketilmelidir.

Kabızlık: Sıvı ve posa alımı (sebze-meyve, tahıllar, kuru baklagiller) artırılmalıdır.

İshal: İshali durduracak besinler (pirinç, patates, yoğurt, muz, kabuksuz elma) tüketilmelidir. Yağlı besinlerden kaçınılmalıdır.

İştah kaybı: Her 2-3 saat arayla beslenilmelidir.

Bulantı ve kusma: Kızartılmış, yağlı ve baharatlı besinlerden kaçınılmalıdır. Yemekler yavaş tüketilmeli ve iyi çiğnenmelidir.

Ağız ve boğaz sorunları: Besinleri tüketirken dik oturulmalıdır. Asitli, sıcak, tuzlu besinlerden kaçınılmalı, yumuşak ve ezilmiş besinler tercih edilmelidir.

Ağız kuruluğu: Kuru besinlerin tüketiminden kaçınılmalı ve yemek aralarında su içilmelidir.

Ateş: Sıvı alımı ve protein içeren besinler artırılmalıdır.

Bulantı, kusma, emilim bozukluğu ve karın ağrısı gibi sorunlar gözlendiğinde ek beslenme desteğine ihtiyaç duyulabilir.

Dengeli bir diyet, bağışıklık sisteminin güçlendirerek enfeksiyonlara karşı korunmayı, eksik vitamin ve minerallerin karşılanması sağlar. Ayrıca kilonun ve sağlığın korunmasına yardımcı olur.

Çeşitli sebze-meyvelerin tüketilmesi vücuda farklı vitamin ve minerallerin alınmasını sağlar.

Hamilelikte A, B, C, E vitaminlerinin karşılanması, anneden bebeğe enfeksiyon geçişini azaltmaktadır. HIV pozitif virüsü taşıyan anneden süt alan bebeklere bu virüs bulaşabilir. Bu nedenle Dünya Sağlık Örgütü annelerin bebeklerini emzirmemelerini ve kaliteli ticari mama kullanmalarını önermektedir.

AIDS hastalığı olan kişiler gıda güvenliğine dikkat etmelidir. Yumurta, et, balık iyi pişirilmeli ve bekletilmeden tüketilmelidir. Sebze ve meyveler iyice yıkanmalıdır.

AIDS hastalığında sağlık sorunlarını önlemek için doğru beslenme önem taşır.

 

Yiyecekleri hazırlarken dikkat edilmesi gerekenler:

-Yiyeceklere dokunmadan önce ve sonra eller yıkanmalı

-Sebze ve meyvelerin yıkandıktan sonra soyularak tüketilmeli, yemekler iyi pişirilmeli.

-Yemek yapılacak malzeme çok iyi temizlenmeli

-Az pişmiş hayvansal besinler asla tüketilmemeli.

2015 © Tüm Hakları Saklıdır - Nutra System Polikliniği